Epeydir motosikletle bir Avrupa gezisi düşünüyordum. Ne var ki motosikletimi Avrupa’ya göndermenin zaman ve uÄŸraÅŸ alacağını düşünüyor, bu yüzden bir türlü harekete geçemiyordum. Üye olduÄŸum forumlarda Almanya’dan cazip ÅŸartlarla motosiklet kiralanabildiÄŸini öğrendim. Bu yaz arkadaşım Aykut ile Almanya’dan motosiklet kiralayarak İtalya’ya kadar uzanan bir gezi yapmaya karar verdik. Benim Münih’te yaÅŸayan diÄŸer bir arkadaşım Bengü’ye de mail atarak katılıp katılmayacağını sordum. O da olumlu cevap verince 23 Temmuz’da Münih’te baÅŸlayacak bir PerÅŸembe Pazar turu için plan yapmaya baÅŸladık. Rota orada iken de biraz deÄŸiÅŸmesine raÄŸmen orijinal halinden pek uzaklaÅŸmadı. Sonuçta ÅŸu rotayı tamamladık:
Arada otele git geller ve ufak kaybolmalar da dahil dört günde 1300 km ve 5 ülke tamamladık (tamam Lichtenstein’ı saymazsanız 4 ülke

).
Seyahatimiz öncesinde rotayı beraberce planladık. BMW’den iki adet R1200GS kiraladık. Bengü seyahate Münih’ten kendi Yamaha Fazer’ı ile katılacaktı. Yanımıza alınacakların listesini çıkardık. R1200GS’lere ikiÅŸer yan çanta istemiÅŸtik. Dört günlük ihtiyacımızın bu çantalara sığması gerekiyordu. Sonuçta havaalanına motosiklet kıyafetleri üstümüzde, kaskımız elimizde, iki adet yumuÅŸak malzemeden yapılmış spor çantası ile gittik.
Havaalanından BMW Frankfurter Ring tesislerine trenle ulaştık. Orada motosikletleri sorunsuz devir aldık, ama kağıt işlemleri biraz vakit aldı. Hava durumuna göre o gün Münih etrafında yağmur yağacaktı. Bende sağlam bir yağmurluk yoktu. Yola çıkmadan evvel motorlarla
Louis ve
Hein Gericke motosiklet malzemeleri maÄŸazalarına uÄŸradık. Bu maÄŸazalar BMW’ye oldukça yakınlar. Sosis çanta ve yaÄŸmurluk gibi bazı ihtiyaçlarımızı giderdik.
Yola çıktık ve bir iki defa kaybolduktan sonra
Innsbruck yolunu tuttuk. Bengü bize Kuzey İtalya’da
Bolzano ve
Merano arasında Prissian (
Tisens içinde) kasabasında bir motel ayarlamıştı.
Südtirol bölgesinden geçerken bir kaç kartpostal
resim yakalama şansımız oldu. Burada bütün resimleri tekrar yüklemeyeceğim, doğa resimleri için
Flickr‘a buyurun lütfen.) Bu bölgede doÄŸa hakikatten çok güzel. Oksijen dolu rüzgar, doÄŸa kokuları ile kaskın içine doluveriyor.
Prissian elma ve üzüm bahçeleri ile dolu, motellerle süslenen çok ÅŸirin bir kasaba… Ertesi gün için planlanan aksiyon
Stelvio Pass‘in 48 keskin virajını almaktı. Stelvio Pass 2757 metre yükseklikle DoÄŸu Alpler’in en yüksek asfaltlanmış geçidi. Bütün Alpler’de ise az bir farkla ikinci en yüksek geçit ünvanına sahip. Her yıl üç ay kadar açık oluyormuÅŸ. Temmuz’da bile buzullar vardı tepede. Oldukça serinliyor zirveye çıktıkça hava …
Bu parkur tam bir motosiklet testi. Kendini eÄŸitmek için biçilmiÅŸ kaftan. Pozisyon, gaz ve denge unsurlarını iyi kullanmadan düzgün tamamlamak mümkün deÄŸil. İnanmadı iseniz buyrun resme …
Parkur motosikletli dolu. Ama dağ bisikletli cengaverler de gördük. Zirveye gelince mola yerleri görüyorsunuz, sosis ve meşrubat ikramı çok yaygın.
Burada verilen ufak bir mola ve rota müşahadesi (bkz. üst resim) sonrası yola çıkıyoruz. Aykut’un Milano’da arkadaşını görme ihtiyacı var. Milano’ya gidip ağırlanıyoruz.
Milano’da bir gece kaldıktan sonra yola çıkıyoruz. Hedefimiz İsviçre üzerinden Almanya’ya dönmek. Yalnız İsviçre’den geçerken Aykut’un motosiklet meraklısı İtalyan arkadaşının tavsiyesi ile yine Alpler üzerinden bir geçiti kullanarak devam etmek istiyoruz.
San Bernardino Pass 2063 m ile Stelvio Pass kadar yüksek olmasa da doğası ile bizleri büyülüyor.
Buradaki virajlar daha yumuşak olduğundan hızımız biraz daha yüksek seyrediyor. Tepeler yine oldukça serin, üstümüzü giyiniyoruz. Bu harika coğrafyada en büyük derdimiz gitmeye devam etmek ile durup fotoğraf çekmek arasında yaşadığımız ikilem oluyor.
Son gece nerede kalacağımızı daha evvel ayarlamadığımızdan akÅŸam saatinde varacağımız en yakın ÅŸehri durak olarak seçiyoruz. İsviçre’nin
Chur şehrinde geceliyoruz. İyi kalitede bir oteli geceliği kahvaltı dahil 70 avroya ayarlayabiliyoruz. Otel fiyatları genelde her durakta bu seviyede seyrediyor.
Ertesi gün yola çıkıp Avusturya Feldkirch’de bir mola veriyoruz.
Daha sonra Almanya Lindau üzerinden BMW Münih’e geri dönüyoruz. Pazar akÅŸam uçağı ile İstanbul’a varıyoruz.
Hava durumu çoğunlukla bizi çok iyi destekliyor. Münih yakınında yediğimiz hafif bir yağmur dışında sıkıntı çekmiyoruz. Bu coğrafyada yağmurlu hava aslında sıklıkla karşılaşılan bir durum.
Gezinin tadı damağımızda kalıyor ve seneye tekrar yapalım diyoruz.
Sağlıcakla kalın.
Like this:
Be the first to like this post.
cok sey ogrendim